Thanks for visiting

Perşembe, Aralık 18, 2008

Ucuz Hikayeler Kahramanı

Okumaya başladığı ve bitirmesi gereken kitapları bile yarıda bırakan biri olmak nasıldır tahmin edersiniz. Belki siz de bu kümenin içinde, bu yazıda matematiksel bir terimsiniz. Bir de günlük yazanlar vardır hani, gün be gün her otu boku kaleme almazlar ama bir gece kafalarına estiğinde iki üç sayfa birden yazar çizerler. O arada üç dört sigara birden ziftlenirler.

Sigara olaya dahil olduğunda zaten film yeni başlar, her çekilen nefeste gözler yukarıya kısık kısık bakar ve kalem elde hayallere dalar kişi. O an somutlaştırdığı hayallerini de döker yazıya.

Bir günde aşık olur. Hemen ardından kafasında kurar hikayeyi ve oynamaya başlar. O esnada kulağında en sevdiği müziğin esintisi de oldu mu azar azar bir değişim başlar. 'Olmaz canımın içi, bu iş böyle olmaz' diye iç geçirse de kendini o hayallerden alı koyamaz. Aşık olduğu kişinin elini tutar, kalbi daha hızlı atar, öyle derler ya hani. Moda girmiştir bir kere.

Sonra eskiyi hatırlar. Somutlaştırdığı her şeyi bir anda silmiş ve anılara yoğunlaşmıştır. Hatasız kul olmaz der içinden devamlı. Bu genç yaşta her boku yerim, yeterince zamanım da var ama neden o zaman şunu şöyle bunu da böyle yaptım der içinden. Sigara yakmak gelir aklına, iyi de olur, yaktığı sigara bitene kadar aynı şeyleri düşünür. Ardından küllere gözleri çarpar ve hala aynı yerde olduğunu anlar. Artık yatma vakti gelmiştir kahramanımız için.

Bir sonraki hayali macerası ile anılara dönüş seferi ne zaman ve nerede olacaktır bilinmez. Lakin büyük kentlerde küçük soylular olduğu sürece, birileri hep sonradan'ı ezbere bildiği müddetçe bu ucuz hikayeler de kahramansız kalmaz.