Thanks for visiting

Perşembe, Haziran 25, 2009

Olmalı mı? Olmamalı mı?

Kafamı siken kovboy değil de kafamın içinde sikişen filler beni yormakta son zamanlarda. Ard arda abidik gubidik şeyler ve sonrasında gelişen rutin anafarta muhabbetleri iyice insanı sıkmakta, özellikle de bu sıcak, bu yakıcı yaz günlerinde.

Ha bu arada çok çok çok yeni yeni yeni şeyler de yaptım. Sildim, süpürdüm, temizledim, ilaçladım aman da aman amına koydum yani. Çok küfür etmeye başladım. Eskiden olağan hızıyla içimde saatte ortalama 180 ile giden küfür şimdilerde Istanbul Park'a hazır konuma gelmiş durumda.

Doğum günümü kutladım, kutladı, kutladılar, kutladık. Sevindim, yeni hediyeler aldım, sevindim. İyi dilekler aldım, sevindim. Önemsendiğimi gördüm, sevindim. Onu da gördüm, ona da sevindim.
Kahve falıma da baktırdım. Bokunu çıkarttım yani.

Yani olay şu ki, insan yoruldukça ve sıkıldıkça bir şeylere dönüş yolu arar, eskilerde bir şeyler bulur kendisine dair. Lakin olmadık hareketlerdir bunlar ve yapılmaması gerekir. Olan olmuş biten bitmişdir. İnsanoğlu eskilerden kendisine yeni kazanımlar katacak kadar zekidir evet. Ama bence o derece salak da olabilir. Ortayı bulmak zordur böyle durumlarda, tek örnek ve şanslı kişi sanırım Tayyip Erdoğandır. Evet sonu güzel bağladım ve siyasete kadar bulaştırdım, kendimden utanıyorum ama verdiğim örneğin de arkasındayım.

Doğum günün kutlu olsun jose.