23 Haziran'da 23 olmak, düşeş mi acaba diye sorması insanın kendisine. Yoksa çoğu insanın başına gelebileceği gibi, olduğu haliyle normal karşılamak mı.! 'Hayır!' diyesim geliyor ya, neyse. Boku bokuna gene saçma sapan uzatmak istemiyorum.
Yumurtalardan bahsetmiştim, kuş yumurtasından...Hani, tadı nasıl hiç bilmem demiştim, elime geçti iki tanesi ve kısa bir süre sonra akıbetleri belli olacak. Büyük ihtimalle kırılmış olacaklar ve tadı nasıl bilmiyor olacağım gene. Önsezi falan da değil bu, gerçeğin dışa vurumu bünyede.

İnsanı ümitler ayakta tutar derler mesela, peki bir insanda varolan ümitleri ortaya çıkaracak şey nedir ya da hiç yok ise, ne yapacaktır o insan?, götünün üstüne oturup kara kara düşünecek midir, belki de biraz önemsenmek isteyecektir. Önemsenmek de bir ümit, bir bekleyişdir. Sigarada yitirilen her nefes, her çekilen duman ve düşen külün yeniden canlanma ihtimali, pencerede yol gözler, 90+ da gol bekler gibi ..
Öss ve Yds sınavlarını atlattım, psikolojik olarak. 5 yıl boyunca eğitimden öğretimden uzak, kendi çabası ile bir insan ne yapabilecekse onu yapmaya çalıştım. Tatmin olmak gibi bir arzum yok, olmadı da zaten, dedim ya; ümit, önemsenmek ...
Bugün 23'de 23 olan günüm. İlginç bir tesadüfüm benim, Dante'ye bir adım daha yaklaştığım gün.
23-06-08 no'lu
Geri Dönüşüm Kutusu
