Thanks for visiting

Salı, Temmuz 07, 2009

Şimdilerde Kayıp Olmak

Bugün, daha doğrusu dün yani, -ulan bu arada sabah olmuş, neyse- iş çıkışı Okmeydanı'na gidecektim. Şişli Adliyesi yakınlarında bir sokak girişinde kafeye girdim. Pasajın içine doğru uzanan bir kafe. Aslında ünlü bir baklavacı diyelim biz buna. Telefonlaştık, baktım arkadaşımın işi uzun sürecek dedim en iyisi bir iki bardak çay içeyim bir de yanında tatlı yiyeyim.

Geçtim oturdum genişçene bir masaya, müşteri olarak sadece ben varım. İçeride dükkan işletmecisi ve aynı pasaj içinde esnaf olan 2 kişi daha var. Bunlar muhabbete önceden başlamış, ben yetişdiğim kadarıyla ve dinlendiklerimle 'iyi ki gelmişim be' dedim. Konu evlilik, çapkınlık, geçim derdi vs .. Yurdum esnafı zaten çeşit çeşit. İçlerinden biri anahtarcı, lakin o konuşurken ve küfürlü ağzıyla anlattıklarını bir masal gibi etrafındakilere dinletirken öyle kendinden geçiyorki sormayın.

Ben pür dikkat dinliyorum o ara anahtarcı abimizi, bu abimiz güzel bir alkolik, günde 3 paket sigara içen bir adam, zamanın iyi para kazanmış, hatunlarla yemiş, karısını aldatmış yani. Gününü gün etmiş, metresine ev bile tutmuş. O ara şöyle bir cümle de sarfetti '' Amına koyim zaten aklımız başımızda olsa, voleyi vurduğumuzda insan olsaydım şimdi plaza sahibiydim, geçmiştim köşeme oturmuştum' velhasıl abi anlatıyor. Belli ki hızlı yaşamış, yaşı da genç gerçi, 40 falan gösteriyor. O ara benim de onu dikkatle dinlediğimi farkedince ara ara bana bakıp 'öyle değil mi abiii' diye onaylatıyor kendini.

Muhabbet uzadı abi örnekler veriyor aldatmak ve çapkınlıkla alakalı, örnek şu; ''baba şimdi ne biliyor musun, kadın dediğin afedersin taşaklarını tuttumuydu anlar senin biriyle sikişip sikişmediğini, kadın dediğin eş dediğin öyle olur. Ben çapkınlığa giderken, hatuna maça gidiyorum diyordum, sonra üzerimdeki hatun kokusu geçsin diye, arabanın camlarını kapatıp içeride 2 paket sigara bitiriyordum ki, sigara kokusu üstüme sinsin de yakalanmayalım hesabı.. Ama tövbe ettim, kuran çarpsın. 4 yıl oldu Sultanahmet'e gittim tövbe ettim.''

İyi etmişsin dedim içimden. Sonra bir müşteri geldi anahtarcı abi çıktı gitti. Ben bu abinin bu anlattıklarını dinleyip, o kendi dükkanına geçtiğinde diğer esnafa sorup öğrendim mesleğini. Hani sormasam, sittin sene aklıma gelmezdi bu vatandaşın anahtarcı olacağı.

Düşünüyorum, bir anahtarcı ve anlattıkları, gerçeklik payı %90. Adamı siksen bu denli sallayamaz, zaten oradaki diğer iki esnaf da onu yıllardır tanıyorlar, aynı yollardan geçmişler. Eleman doğru anlatıyor. Tasdikli.

Şimdi gelelim ben ne demek istiyorum. Ben haybeye çalışıyorum diyorum bu olayı bugün yaşadıktan sonra. Be amına kodumun dünyasında artık çok çalışsan da eline bir şeyler geçmiyor ki, isterdim şimdi bir anahtarcı olayım aralıksız kapı açayım falan filan .. Şaka bir yana, insanlar zamanında kazanıyormuş, meslek ayırt etmeksizin. Lakin artık günümüzde eskisi gibi olmuyor, insan ''tak etti artık'' diyor kendi kendine. Şimdilerde kayıp olmak orada geliyor. Zamanında yaşadıysanız tabi.

Konu dağıldı, bir şey de anlatmak istemedim gerçi, Giriş gelişme sonuç arasına virgül de koymadım. Yani yazı fena değil belki ama koy götüne gitsin işte. Seviyorum ben halkımı. Esnaf olmak istiyorum. Bitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder