En son yazımın ardından 10+ sene geçmiş. Belki yıllarca unutmuş ve bu anı havuzundan uzak kalmıştım ancak ara ara anımsadığımda girip bakar ve rastgele bir etiken seçip, karşıma çıkan yazıyıp okuyup sayfayı kapatırdım. Bir ara tekrar yazasım gelmiş ve yerimde duramaz olmuştum, buradaki komiklikler ve kendi -10 yaş halim öyle hoşuma gitmişti ki, siteye giriş yapıp bir şeyler karalamalıydım, saçmalamalıydım ancak olmadı, ne hesabımın adını ne şifreyi ne gizli soruyu hiç bir şeyi anımsamıyordum. Taa ki düne kadar. Hani "Av Mevsimi'nde inceden söylemişti "işaretleri takip et" diye, biraz da böyle oldu galiba diyelim.
Yıllar sonra evde atıl duran, buraya nazaran daha sık doldurduğum günlüğümün yerini unutmuş ve şu sıralar her ne kadar çaktırmasam da içimde kora dönen ateşi nasıl söndüreceğimi düşünürken, birden buraya giriş yapabildiğimi farkettim. George Carlin sağolsun.
Bu arada birkaç bir şey daha, O, hala aynı...
Hayat bazen güzel ama çoğu zaman da güzele yakın. Manen bir sınav dersin adına ve de kadercilik yaparsın ya da en görünür yerinden tutar meydan okursun. Kim bilir, belki her şey uzuun uzuuun yıllar öncesindeki gibi bir buluşmaya kadar gider, neden olmasın. Bir sıcak çayın hiç mi tadına bakılmaz karşılıklı, ya gözler?
Ne demişti üstad o son nefesinde, "be careful what you wish for, you may get it".
Hürmetler,
jose
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder